ALEViLiK BABA MANSUR OCAGI PÜLÜMÜR BONETASNiYE
**** Ya Allah Ya Muhammed Ya Ali **** HEY INSAN OGLU INSAN OLDUGUNU UNUTMA INSANA KARSI SAYGIDA KUSUR ISLEME ELINE BELINE DILINE SAHIP OL HER NE ARARSAN ARA KENDINDE ARA iNSAN OLDUGUNU KESINLIKLE UNUTMA  
  ANA SAYFANIZ
  HABER KÖSESI: DÜZGÜN MUSAI KAZIM
  Ana Sayfa
  ÜYE OLMAK ICIN GiRiS YAPIN
  İstatistikler
  İletişim
  Misafir Defteri
  ANKENT
  ALEViLiKTE iNNAC BiCiMi
  ALEVILIGIN DAYANDIGI TEMEL KURALLARI
  Alevilik?
  Alevilikde önemli GünlerTakvim
  Alevilik inancinda Pir.rin Konumu ve Cem
  Alevi Ocaklari
  Aleviliyin Dogusu
  Alevi Olmayan Alevi Olrmu
  Aleviler Devlete Haklarini Helal Etmiyecekdir
  Aleviler neden camiye gitmezler
  Sah Baba Mansur Ocagi Boneuzag
  Biz Aleviyiz ALEVi
  Gercek Alevi
  Hz. ALİ'nin Erdemleri
  Nad Ali Dua,si
  Oniki imamlar
  Ondört Masumu Paklar
  Onyedi Kemer Bestler
  Kerbela Sehitleri
  Kureysan Ocagi
  Muarem ayinda olan Hadisler
  Muharrem Orucu Asure
  Musahip,lik ikrari
  HIZIR ORUCU
  DernaklerinHali
  Cenaze Erkani
  Kirvelik Erkani
  Semah
  YOL EDEP ERKAN CEM
  Cem Deyis,leri
  Cenaze Erkani Hakka Yürüme
  Cenet ve Cehnem
  Hakliyken haksizliga düsmekdeyiz
  Haci Bektasi Veli,den
  Pirre Verilen Hakkulla
  Pir Sultan Apdal
  PiR Kime Denir ve Pirlik ikrari
  Tahlip Nasil olmalidir
  Tasiniye Köyü
  Sah Hatayi
  Deyis
  Gülüm solmaz sivas ilinde
  LOKMA NIYAZIM VAR PIR'IME
  Yol Erenleri
  Siir
  OKUYAN BIR TOPLUM GELECEYINI GÜVENCE ALTINA ALIR!
  insanlik Alemi Kaniyor
  Dersim
  RESIMLER
  SUSKUN VE MAZLUM TOPLUM
  Kader Canan Alakoç. Siir
  Aliriza Aslan Kösesi
  Köse Yazisi Düzgün Musa-i Kazim
  Beyni Gelistiren Besinler
  Ugur Mumcu Vurulduk Ey Halkim UNUTMA BIZI
  KIRK'LAR CEMI MECLISI
  DENIZ GEZMIS YUSUF ASLAN HÜSEYIN INAN
  DÜNYA SEMAH DÖNMEye Devam Etmekde
  CEM ibadeti
  ALEVI INANCINDA KURBANIN ÖNEMI
  EHL-I BEYT SAH HÜSEYİN’E TURAP OLAN
  Kirginim Ömere Darginim Osmana Lanet okurum Mervan Oglu Yezit'de
  imam Hüseyin'ni unutturmak hic kimsenin Hatdi degildir!
  ASURA
  NEWRUZ
  ALEVILIK INANCINDA HIRSIZLAR DÜSKÜN SAYILIR
  CEM EVI ve CAMI ARASINDAKI FARK
  ViDEO iZLE
DAGLAR AGLAR AGLAR PIRIM DIYO DIYO
TAS LAR AGLAR AGLAR PIRO DIYO DIYO
<



2 Temmuz 1993 Sivas Katliamini yapanlari sidetle Nefretle Kiniyorum ve
Günümüzde Yezit Soyunu Sürdürenleri
Alevilere Zalimlik Yapanlari Lanetliyorum
Sivasda Hayatini Kayp Eden Canlarimizi Hatirasi Önünde Saygi ile Egiliyorum
<>DEVLET 02 Temmuz 1993'de SIVAS MADIMAKDA YASANAN KATLIYAMDAN DOLAYI ALEVI CAMIYASINDAN ÖZÜR DILEMELIDIR!

Musai Kazim Düzgün


Sivas Sehitleri

1-Muhibe Akarsu

2-Muhlis Akarsu

3-Gülender Akça

4-Metin Altıok

5-Ahmet Alan

6- Mehmet Atay 

7- Sehergül Ateş 

8- Behçet Aysan 

9- Erdal Ayrancı 

10- Asım Bezirci 

11- Belkıs Çakır 

12- Serpil Canik 

13- Muammer Çiçek 

14- Nesimi Çimen 

15- Carina Cuanna 

16- Serkan Doğan 

17- Hasret Gültekin 

18- Murat Güneş 

19- Gülsüm Karababa 

20- Uğur Kaynar 

21- Asaf Koçak 

22- Koray Kaya 

23- Menekşe Kaya 

24- Handan Metin 

25- Sait Metin 

26- Huriye Özkan 

27- Yeşim Özkan 

28- Ahmet Öztürk 

29- Ahmet Özyurt 

30- Nurcan Şahin 

31- Özlem Şahin 

32- Asuman Sivri 

33- Yasemin Sivri 

34- Edibe Sulari 

35- İnci Türk 

36- Kenan Yılmaz


www.boneuzag.tr.gg

Cenaze Erkani Hakka Yürüme

Alevilikte(Hakka Yürüme)


Sevgili canlar burda Dersim yöresinden vermis oldugumuz Cenaze Erkaninin ikinci bölümü sizlerle paylasmak isterim kolay gelsin.

Mezar çukuru dolmaya başladımı meyitin ayak ucu ve baş ucuna birer uzun taş dikilir ve toprak atma işlemine devam edilir. Taş kaybolunca da yerinden çıkarılır ve tekrar dikilir. Bu işlem üç kez tekrarlanır. Mezar taşı ilk görünüşte mezar yerinin belli olması için dikiliyor gibi görünse de, asıl görevi, ölen kişi için haq dina ve neq dina arasında bir köprü kurmaktır. Mezar taşı ölen kişinin helm’i için bir adresdir. Helm mezar taşı sayesinde yolunu kaybetmez. Haq dina ile neq dina arasında gidip gelirken mezarının etrafında dolanır durur.

Toprak atma işi bittikten sonra Mıle tekrar Kur’an okur ve mezarlık terk edilir. Şayet mezarlık eve yakın akşama doğru, uzak ise geri dönerken mezarın üstunde varsa barut, yoksa bir paket kibrit yakılarak koku çıkarılır.

Eve gelindiğinde adına Kırmancki’de ‘haqa huyi u zengen’ (kazma kürek hakkı) denen bir yemek verilir. Bu yemeğin amacı kazma ve küreğin hakkını ödemek içindir. Kazma ve küreğin mezarda kullanılmasıyla onların da hakkı ölen kişiye geçmiş olur. Cenazeye katılanlar hakkını cenaze namazında helal etmişler, ama kazma ve kürekten helallık istenmemiş. Bu yemek kazma ve küreğe adanarak onların hakkının ölen kişide kalmaması sağlanmış olur. Bu yemeğe mezar dönüşü hazır bulunanlar katılır ve ilk lokmayı da toprak atma işleminde olduğu gibi ilk kazmayı vuran kişi alır ve diğerleri ondan sonra yemeye başlarlar. Yemek bittiğinde mıle yine Kur’an okur. Cemaat dağılmaya başlar. Mıle ölen kişinin kırkı çıkana kadar, yani 40 gün ölen kişi için akşamları Kur’an okur. Mıle birden fazla kişinin defnine katılmışsa bunların hepsinin adını anarak hepsine ortak Kur’an okur.

Güneş batmaya başladığında meyitin yıkandığı yerde yıkamada kullanılan üç kazan daire şeklinde yan yana getirilir ve yarı şekilde ters çevrilir ve ortalarında 40 mum yakılırarak mum dumanının kazanlara gitmesi sağlanır. Bu yöntemle de kazanlardan helallık alınmış olur.

Hava hafif kararmaya başlayınca da ölen kişinin yattığı odada da mum yakılır. Ölenin odasında mum yakma üç gün sürer. Ölen kişinin ruhu neq dünyayı hemen terketmez, üç gün mezarlıkla ev arasında gider gelir. Mezarda ait olduğu beden değişmeye başladığından bedenini tanımamaya başlar ve tanıdık yer olan eve gelir. Evde yanan mumu görünce de öldüğünü hatırlar ve tekrar mezara döner. Ruh üç gün sonra neq dünyada yerinin olmadığına inanır ve haq dünyaya göç eder.

Cenazenin gömülmesi fiili ölmenin birinci günüdür. İkinci gün ölen kişinin elbiseleri, eşyaları v.s. toparlanır. Elbiseler yıkanır ve kurutulur, ev temizlenir ve böylece birinci aşama kapatılmış olur.


2) Medağ

Ölümün üçüncü gününe gelindiğinde, aile ölenle ve onun eşyasıyla vedalaşma safhasına girer ve ölüm yavaş yavaş konuşulmaya başlar. Bu aynı zamanda ölümün kabullenilme aşamasıdır da. Bu aşamada başsağlığı ziyaretleri başlar. Ziyaretçiler aileye ve yakınlarına direnç vermeye, onları teselliye çalışırlar.

Meyitin gömüldüğünün üçüncü günü ‘medağ’ verilir. Medağ merasimi etli bir yemekle verilir. Kesilen bir koç, koyun, kepiç veya keçi eti pişirilir ve yanında pilavla v.s. Mıle’nın yanında hazır bulunanlara verilir ve komşulara dağıtılır. Yemekte kullanılan tuz Mıle tarafından okunmuş tuzdur. Yemek yendikten sonra Mıle Kur’an okur ve ayrılır. Ölen kişinin anne ve babası medağ yemez.

Ölen kişinin elbiseleri v.s. dağıtılır, evde tutulmaz. Sadece tespih, gözlük v.s. gibi eşyalar hatıra olarak kalabilir.

Medağ günü mezar yapılır. Toprak ıslatılır ve üzerine saman serpilerek sertleştirilir. Mezarın etrafında ki toprak temizlenir ve mezar düzenli hale getirilir.

Medağ için kesilen hayvanın kafası ve ayakları temizlenir, pişirilir ve Kırmancca, ‘samia merdi’ (ölenin akşam yemeği) denen ve 38 gün süreyle her akşam verilen yemeğin ilki olarak verilir. Yemek her akşam sırayla bir komşuya verilir. Yemek kabı götürülen evin ocağının önüne veya kapıya bırakılır, ele verilmez. Yemek verilen komşu ertesi gün kabı geri getirir ve yine aynı şekilde ya eşiğe ya da ocağın önünde yere bırakır. Yemek verilen ev gerek alırken gerekse kabı geri verirken “Hardo dewres asmêno kêwe bero dest roye (name merdi vajino) resno” [ derviş yeri mavi gök (ölen kişinin adı söylenir) ruhuna kavuştursun] der. Kısa olarak şöyle de denir; “Şero dest roye merde sımareso” (gitsin sizin ölünüzün ruhuna kavuşsun). Samia merdi son güne kadar aynı kabda verilir ve kab en son gün verilen kişide kalır, geri getirilmez.

Samia merdi evden çıkarılmadan evvel, Kırmancca “hardo dewres asmêno kêwe sıma saade ke xêre (name merdi vajino) -o’ denir ki Türkçesi , “derviş yeri, mavi gök siz şahitsiniz ki (ölen kişinin adı anılır ) hayırıdır’ diye dua edilir. Yemek kabı üç kez bu dua okunduktan sonra evden çıkarılır. Kab “hardo dewres “ denildiğinde yere indirilir, “asmêno kêwe” denildiğinde yerden kaldırılarak duanın devamı okunur. Bu işlem ocağın önünde veya eşikte yapılır. Raa Haq’a göre yer ile gök arasında hiçbir şey kaybolmaz sadece mekan ve don değiştirir. Yer ve gök haq dina ile neq dina arasında aracıdırlar. Bunlar aracılığıyla ölen kişi neq dünyada olup bitenleri his eder. Ölen kişi hakkında konuşulduğunda Kırmancca “hardo dewres asmêno kêwe cıre xevere mevero” (derviş yeri, mavi gök kendisine haberi ulaştırmasın) denir ve ondan sonra ölen kişi anılır. Yine Raa Haq’a göre ro 40 gün boyunca boşlukta olduğu için kendisi beslenemez. Ancak samia merdi aracılığıyla beslenebilir. Aç kalan ruh huzur bulmaz, neq dünyaya geri geldiğinde aç gelir. Girdiği beden Kırmancca xızan (açgözlü) olur. Kırk gün samia merdi verecek şartları olmayanlar medağ günü 40 parça yemek dağıtarak da bu işlemi yerine getirirler. Bu yöntemin tercih edilmeyen ve çok az uygulanan bir yöntem olduğunu da belirtmekte fayda var.

Ro (ruh) medağ günü yapılanların farkındadır. Mezarın yapılması, eşyalarının dağıtılması, medağın ve samia merdinin verilmesi ro’yu öldüğüne ikna eder ve o da ebedi olarak evi terkeder.

Sözkonusu günden başlayarak taziye ziyareti yoğunlaşır. Taziyeye gidenler eli boş gitmezler. Ça, şeker, bisküvi, içecek v.s.şeyler götürülür. Bununla amaçlanan aileye dolaylı olarak maddi katkıda bulunmaktır.

Taziyeye gidenler taziye dileklerini şu sözlerle dile getirirler: Sare sıma wesvo, Haq iyeke mende tuawe dine mekero, zerre xatıre sıma, qalan baqiya wesvo, Haq ajiya iye binu medo, mekena ho cenet vo, des u dı imam qetere hora dür mefiye …

Taziyeye gidenler baş sağlığı diledikten sonra, ailenin büyüğü konuşmadan konuşmazlar.

3) Mezele şiayene (mezara gitmek)

Medağ’ın verilmesiyle bir devir daha kapatılmıştır; çünkü ruh evi kesin olarak terk
etmiştir ve aile kendi işlerine bakmaya çalışmaktadır. Her ne kadar ruh evi terk etmişse
de ölen kişinin helmi, kokusu v.s. daha evdedir. Ruhun evi terketmesiyle birlikte ölen
kişiye ait helm, koku v.s. yedinci güne kadar evi terk eder ve ölen kimsenin sadece hatıraları geride kalır.

Yedinci gün ile yirmibirinci gün arası sorgu sual dönemidir. Aile bu dönemde ağlamayı azaltır ve taziyeye gelenlerle beraber ölen kişinin iyiliklerinden, güzelliklerinden v.s konuşurlar, dua ederler. Bu sayede sorgu sualde iyiliklerin ön plana çıkmasını amaçlarlar. Yer ve gök konuşulanların şahididir ve konuşulanları haq dünyaya ulaştırır. Sorgu sualde Kırmancca Heqkır ve Neqkır denen iki melek hazır bulunur. Telafuzda “q” harfi düşmüş gibi Hekır ve Nekır şekline söylenir. Heq Kırmancca doğru ve hak anlamına gelir, Neq ise Kırmancca haksızlık ve kötülük anlamına gelir. Kır ise Kırmancca “Kırısnayene” filinden gelmedir ve toplayan, bulan, buluşturan, getiren anlamına gelir. Dolayısıyla Heqkır insanın hayatta yaptığı doğru ve güzel şeylerin hesabını tutan, Neqkır ise kötülüklerin haksızlıklarin v.s. hesabını tutan anlamına gelir.

Sorgu sual günü Saye Merdu (Ölülerin Şahı) ölen kişiyi diriltir, Heqkır ve Neqkır kişinin hayatta iken yaptıklarını sayarlar. Saye Merdu iyilikleri terazinin bir kefesine kötülükleri ise diğer kefeye koyar. Terazinin dengesine göre ruhun gireceği şekil belirlenir.

Genel olarak yirmibirinci gün tüm tanıdıklarla v.s mezar toplu ziyaret edilir. Bu ziyeret ruh ile vedalaşma ziyaretidir. Sorgu sualden geçen ruh ebedi olmak üzere mezardan ve bedenden ayrılır ve bir başka donda tekrar neq dünyaya geri gelmek üzere ayrılır.

Mezara gidilecek gün önceden dostlara, akrabalara bildirilir. Ailenin kendisi gücüne göre en az bir koyun, koç, keçi veya teke keser ve eti isteğe göre haşlar veya kızartır. Pişirilen bu et kırk parça haline getirilir ve bu parçalar yufka ekmeğe sarılır. Etin yanı sıra helva pişirilir ve helva da kırk parça haline getirilir ve yufka ekmeğe sarılır. Et ve helva mezara götürülecek zorunlu gıda maddeleridir. Bunlardan başka aile gücüne ve mevsimine göre sebze ve meyve, bisküvi, içecek, eğer ölen kişi sigara içen biriydiyse sigara v.s. alır. Hazırlanan eşya ya “hardo dewres asmêno kêwe sıma saedeke no xêre (name merdi vajino) o” duası verilir.

Mezara gidenler beraberlerinde mutlaka birşey götürürler. Getirilen eşya bir araya toplanır ve gelen topluluğa, herkese, dağıtılır. Eğer gelenlerin içinde veya komşulardan veya çevrede maddi durumu zayıf olan birileri varsa onlara fazla pay çıkarılır. Payını alan herkes “şêro dest roye (name merdi vajino) reso” (ölünüzün ruhuna deysin) diye dua eder. Eşyanın dağıtılmasından sonra Mıle Kur’an okur ve geri dönülür.

Mezarı onbeşinci gün ziyaret edenler de vardır ve bu eskisine nazaran yaygınlık kazanmaya başlamıştır. Bunda göçün rolü büyüktür. Gerek metropollere yerleşenler, gerekse yurtdışındakilerin uzun süreli izin alamamaları bu süreyi yirmibirinci günden onbeşinci güne düşürmüştür.
Mezar ziyaretiyle yas dönemi de yeni bir aşamaya girmiştir.


4) Çewres vetene (kırkını çıkarma)

Raa Haq’a göre ruh yirmi kinci günle kırkıncı gün arası bir başka donda neq dünyaya, yani bu dünyaya geri döner. Bu süre içinde ağlama, sızlama v.s. asgariye indirilir. Bundan önceki aşamalardaki ağlayış ve yakarışlar ruhu rahatsız etmez. Çünkü bunlar sorgu sualde ruha destektir ve sevildiğine, iyi biri olduğuna işarettir. Mezar ziyaretinden sonra ruh yeni bir dona gireceğinden rahata ihtiyacı vardır. Feryat figan. ruhu rahatsız eder ve yeni donunda huzur bulmaz. Bu dönem ölen kişinin, rüyalara en fazla girdiği dönemdir. Rüya yoluyla ruh hangi donda neq dünyaya geri döneceğini, kimin ağlamasından rahatsız olduğunu v.s. geride kalanlara bildirir. Ölen kişinin mezara gömüldüğünün kırkıncı günü, aile ve çok yakın akrabalar mezarı ziyarete giderler. Birlikte götürdükleri yiyecekleri mezar dönüşü komşulara dağıtırlar. Bu ziyarette Mıle de birlikte götürülür ve Kur’an okutulur. Bu ziyaretten sonra aile ile ruh arasında bir bağ kalmaz. Ruh artık bir başka şeye, insan veya hayvan, aittir. Bundan sonra ölen kişi, aile ile helm aracılığıyla irtibat kurar. Ruhun geri gelmesi cennet ve cehennemi de birlikte getirir.

Mezar dönüşü erkekler sakalını keserler. Ölen kişinin anısına saygıdan, ruhun geçeceği aşamalarda kendisine destek olmak v.s. için erkekler kırk gün tıraş olmazlar. Yine bu kırk gün içerisinde aile bireyleri gösterişten uzak, giyim kuşama önem vermezler. Bu süre boyunca aile bireyleri eğlence gibi şeylerden uzak dururlar. Düğünlere, şenliklere gidilmez. Komşular, akrabalar veya tanıdıklar düğün, nişan gibi şeyler yapmazlar. Kırka denk gelen bu tür şeyler kırktan sonraya ertelenir. Erteleme mümkün değilse yaslı ailenin rızalısı alınır. Rızaya rağmen yapılan eğlencelerde de müziğin ve eğlencenin aşırıya kaçmamasına dikkat edilir. Üstelik bazen kına gecesi, sünnet düğünü, nişan gibi yerlerde, müzik iptal edilir. Kırkın çıkması aile için artık günlük hayata geri dönmenin gerektiğinin habercisidir.

5) Heşte sêr ( son hafta)

Kırkın bitiminden yedi gün sonra sadece aile mezarı bir daha ziyaret eder. Bu ziyaret aynı zamanda yeni bir donda geri gelen ruha hoşgeldin ziyaretidir. Kırktan sonraki bu sürede ruh artık neq dünyaya, Kırmancca fêl u amal denen ölçüye göre geri gelmiş bulunuyor. Bu geri geliş birinci cennet veya cehennemdir. Raa Haq’a göre iki cennet/cehennem vardır. Biri bu dünyada diğeri de öte dünyada dır. Bunlardan birincisi Kırmancca cennetki na dinadero cenemki na dinadero (cennet de cehennem de bu dünyadadır) diye dile getirilir. Ölen kişi, geri gelen ruhunun yaşadıklarını hiseder. Eğer bu kişinin fêl amal’ı kötü ise ruhu eziyet çekmek için geri gelmiştir. Genel olarak bu tür kişilerin ruhlarının at, eşek, katır, köpek gibi hayvanların donunda geri gelindiğine inanılır. Kırmanciyenin her yerinde bu hayvanların donunda geri gelen kişilerin hikayelerini dinlemek mümkün.


İkinci cennet ve cehennem ise mahşer günü yapılacak yargılamadan sonra olandır ve bu sonsuzdur. Mahşer sonrası olan cennet ve cehennemi ölenler fiziki olarak yani kendileri, ruhu, helmi v.s. kendilerine iade edilmiş bir şekilde, yaşayacaklar. Sırat köprüsü oradadır. Köprünün altı cehennem karşı tarafı ise cennettir. Sırattan düşenler cehenneme, karşıya geçenler ise cenette giderler. Raa Haq’a göre cehennem yedi sınıftır. Kırmancca hot ceneme şeklinde beddua olarak dile getirilir. En ağır sınıf yedincisidir ve Kırmancca ceneme seqera şiaye (kara katran cehennemi) olarak adlandırılır ve yine beddua olarak dile getirilir.

6) Zenge mezele ro dayene (mezara kazma vurma)
Aradan bir yıl geçmiş ve mezar dört mevsimi de yaşamıştır. Ailenin ölen kişiye karşı maddi anlamda sadece bir sorumluluğu kalmış ve o da mezarı yapmaktır. Mezarı yapmak için ilk işlem mezara kazma vurmaktır. Bu iş genel olarak ilkbaharda yapılmakla beraber diğer mevsimlerde de yapılabilir. Tek şart yukarıda da belitildiği gibi mezarın en az bir ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış mevsimi geçirmesi şartıdır. Genel olarak ilkbaharda yapılmasının nedeni ise; ilkbahar yeniden doğuşun mevsimidir. Aileler her ilkbahar da mezarları ziyarete giderler. Bu ziyaret sırasında da bu işlemi yerine getirirler.

Aile mezare gidince beraberinde mıle götürür. Mıle Kur’an’dan ayetler okuduktan sonra, dualar okuyarak sağdan sola doğru mezarın etrafında üç defa döner. Bu dönüşlerde elindeki kazma ile de halka çizer. Halka çizildikten sonra Mıle üç kez “ya Haq, ya Duzgı, ya Xızır” diyerek her seferinde kazmayı mezara vurur. Bu rituelden sonra mezar istendiği zaman yapılır.

Mezar dönüşü ölen kişinin hayrına yiyecek dağıtılır.

7) Dıma (sonrası)

Ölümün üstünden bir yıllık süre geçmiş, ölüm kabullenilmiş, yerine getirilmesi gerekenler yapılmış ve yeni döneme girilmiş. Bu dönem ölen kişinin, ailenin ölen diğer bireyleriyle birlikte anılmaya başlandığı dönemdir. Geçen bir yıllık sürede ölüm ile ilgili rituellerin merkezinde olan kişi artık onlardan biridir. Bu dönem Raa Haq’da ölenlerin sadece dünya değiştirdiklerine, aile ilişkilerinin devam ettiğine, sanılanın aksine ölenlerin günlük hayatın içinde yaşamaya devam ettiklerinin göstergesi olan bir ritüeldir.

Yukarıda belirtildiği gibi, mezar taşı adres olarak görevini sürdürüyor. Helm mezar ile haq dina arasında gidip geliyor. Olup bitenlerden haberdardır. Rüya aracılığıyla helm aile ile irtibat halindedir. Ölen kişinin hayatta iken olmasını istediği fakat göremediği veya ailenin ölen kişiye haber vermek istediği bir şey için mezara gidilir, mum yakılır ve mezara üç tekme vurularak istenen haber verilir. Kırmancca “ez ke merdune bêre paskule mezela mırede vaze ke … (ben öldükten sonra gelin mezarımı tekmeleyip deyin ki …” vasiyeti en çok yapılan vasiyetlerden biridir. Ölen kişi heberini beklediği şeyi “ben ölürsem mezarıma tekme vurarak bu haberi bana iletin” vasiyeti ile olanlardan haberdar olmak ister.


Gün batarken dağların doruklarındaki son güneş ışınları Kırmancca “tija merdu” (ölülerin güneşi) olarak adlandırılır. Raa Haq’a göre helm bu güneşte dağların doruklarındadır olup bitenleri anında hiseder. Onun için o vakitte su içilmez. Su içenlerin ölüleri susarlar. Su istediklerinde de Saye Merdu “uwa sıma sımıte” (suyunuzu içtiler) der ve su vermez. Helm o geceyi susuz geçirir.

Her perşembe günü güneş battıktan sonra mum yakılır. Bu mum hem ölen kişilerin helmlerini aydınlatmak ve onların unutulmadığını göstermek için, hem de “ceme sewa yeniyede (perşembeyi cumaya bağlayan gecenin cemi)” bulunmak içindir. Raa Haq’a göre her perşembe akşamı gün batımından sonra Dersim’in Jiar u Dar’ları ( Ziyaretler ) bir araya gelip cem yaparlar. Yakılan bu mum aynı zamanda bu cemde bulunmak içindir. Yine bu akşam samia merdu (ölenlerin akşam yemeği) verilir. Kaba doldurulan yemek “hardo dewres amêno kêwe sıma saade ke xêre (name merdi vajino)o’, “derviş yer, mavi gök siz şahitsiniz ki (ölen kişinin adı anılır ) hayırıdır’ diye dua edilir. Yemek kabı üç kez bu dua okunduktan sonra evden çıkarılır. Kab “hardo dewres “ dendiğinde yere indirilir, “asmêno kêwe” dendiğinde yerden kaldırılarak duanın devamı okunur. Yemek kabının bir tarafına ayrı bir parça yemek bırakılır. Bu ayrı parçaya Kırmancca “haqa ğerive sere ra u” (yollardaki gariplerin hakkı) denir ve kimsesizler, sahipsizler, hayrı verilmeyen ölüler içindir. Raa Haq’a göre hayrı verilmeyenlerin helmi birşeyler bulmak için yollara düşer. Hayrı verilenler de gözü kalmasın diye onlara ayrı pay çıkarılır. Bu sami her seferinde ailenin bir başka ölüsü için verilir.

Her ilkbaharda mezarlık ziyaret edilir, mezarlara ayrı ayrı mum yakıldıktan sonra temizlenir, bakımı yapılır. İlkbaharda yapılan bu ziyaretler ‘Houte Mal’ denir. Birlikte mezara götürülen yiyecek, mezarlıkta kimse yoksa dönüşte komşulara dağıtılır. Hayır için alınan eşya çok ise, her eşyadan bir parça mezara götürülür orada hayir edilir, geri gelindiğinde diğer eşyayla birlikte dağıtılır. Dağıtılan eşya duasız gönderilmez. Gerek ilkbahar ziyaretinde olsun, gerekse diger ziyaretlerde mezara varıldığında önce mezarın ayak ucundaki taş öpülür, başucunda mum yakılır ve bunları bir dizi başka uygulamalar izler.

Her sonbaharda, genellikle Ekim ayında, ailenin geçmişteki bütün ölüleri için yemek verilir. Bu yemeğe Kırmancca “xêre merdu”denir. Yemek bir yıl et ve bir yıl da ekmek olmak üzere dönüşümlü verilir. Mıleye önceden okutulan tuz ile yemek hazırlanır. Komşular eve çağrılır ve mıle ile birlikte yemek yenir. Yemekten sonra mıle ailenin bütun ölülerine Kur’an okur. Artan yemek tekrar hayır olarak dağıtilır. Eğer mıle gelemiyorsa, kararlaştırılan gün mıle bulunduğu yerde Kur’an okur.

Her Duzgı orucunda (bu oruca Gaxan da denir) perşembe akşamı evin kevanisi (ailenin yaşlı bayanı) bol tereyağlı bir hamur yapar ve ocağın başına geçerek “hardo dewres asmêno kêwe sıma sayide ke no xére …”diyerek yağlı hamurdan küçük parçalar koparır ve ailenin ölülerin adlarını sayarak hamuru ateşe atar. Son iki lokmadan biri kimsesizler için, diğeri de Saye Merdu içindir. Bu rituelin tuz ile yapıldığı yerler de vardir.

Ölen kişilerin hayrı sadece yukarıda belirtilen zamanlarda veya şekillerde verilmez. Hayır her zaman ve her yerde, kimin için verildiği belirtilmek koşuluyla, verilir.


Alinti

Siteye Gelen Canlarin Sayisi 208024 ziyaretçiDeyerli Canlarin Hepsine Cani Gönülden tesekür Ederim! Aski Niyazimla. Musa-i Kazim Düzgün
Ehl-i Beyt Soyocagi Boneuzag TÜM DINLERI KARDES OLARAK GÖRÜR  
 

ASURE GÜNÜ RESMI DINI TATiL OLSUN DIYENLER
EVET OLSUN
HAYIR OLMASIN

(Sonucu göster)


 
iyiki burdasiniz / iyiki varsiniz "begen facebook'ta PAYLAS"  
   
Reklam  
 
 
ÜLKEYI YÖNETENLER HERZAMAN BARISCI OLMALI  
 
ALEVI - SUNNI AYRIMINI YAPAN YEZIT DÜSÜNCESINDEKI YÖNETICILER INSANLIKTAN NASIBINI ALMAYAN KINDAR DINCILERDIR


 


bütün evren semah döner döner Ali diye diye



 

 

Ehli beytde ve imam Hüseyin ASKINA
göz Pinarim Herdem Sel olup Akar ya Hüseyin 
 
HAK HUKUK ADALET OLACAKSA HER KES ICIN OLMALI  
 

 
ÖZGÜRLÜK ve BARIS ADINA NE OLURSAN OL ÖNCE INSAN OL  
 

 
INSANLAR ARASINDA AYRIM YAPANILARI LANETLIYORUM  
  Bildergebnis für boneuzag. tr.gg resimler
          
            
 

 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=